Kedili Hayat

Evinizi, sofranızı, hayatınızı bir kedi paylaşıyorsanız; her an komik, saçma, masum, bazen yaralı, çoğu zaman minik salyalı tüm olayları bir arada yaşayabilirsiniz. Kedili hayat bazen çok sinir bozucu olsa da çoğu zaman keyifli ve güzelliklerle doludur.

Koltuk kenarlarında aşınma, ellerde çizik, tatlı tabağınızda pati, uykunuzda hırlayan bir ses, kaşla göz arası biten sütün başında şlağ şlap yalanmalar, en hasından tripler, suçunu bilen bakışlar, kaybolan bozuk paralar, takılar, tokalar ve dahası ile kedili hayatı kabul eder bünyeniz.




Kızmak isteyip kıyamamak, sarıp sarmalayıp öpüp koklamak sanırım bir çocuktan sonra yapabileceğiniz en afacan canlıdır bu arkadaşlar. Öyle çok sevilir öyle çok sahiplenir ki her geçen gün daha çok bağlanırsınız. Hatta bazen onsuz hayatı düşünemez olursunuz.

Bizim hayatımızda da 7 aydır var bir güzellik. En yaramaz hallerinde bile sıktığımız dişler öpüşmelerle son buluyor. 😊 Her şeye rağmen iyi ki var demek şahane bir duygu.

Neyse gelelim yalnızca kedili hayatı paylaşanların anlayabileceği bazı gerçeklere…

Genellikle ‘acaba nerede, arkamda mı?’ sorularını kafanızdan atamazsınız, işte tam o anda…

blank

Çoğunlukla yaşadığımız;

blank




blank

Ve istisnasız her sabah 07:00’de;

blank

İşte tam burada bi’ Nazlı gördüm sanki 🙂

blank




Ama iyi ki varlar. ♥

blank

Bir cevap yazın

twenty + twenty =